Çölyak hastalığı, yalnızca sindirim sistemini değil, tüm vücut sağlığını etkileyebilen kronik ve otoimmün bir hastalıktır. Glüten içeren besinlerin tüketilmesiyle birlikte ince bağırsakta hasar oluşur ve bu durum besin emilimini ciddi şekilde bozar. Çölyak hastalığında en etkili ve tek tedavi yöntemi ömür boyu glutensiz diyettir.
Bu yazıda; çölyak hastalığı ile birlikte neler meydana geldiğini, glutensiz beslenmenin neden hayati önem taşıdığını, hangi besinlerin güvenle tüketilebileceğini ve diyetisyen desteğinin neden kritik olduğunu tüm yönleriyle ele alıyoruz.
Çölyak hastalığı olan bireylerde glüten tüketimi, bağışıklık sisteminin ince bağırsak mukozasına saldırmasına neden olur. Bu durum, bağırsak yüzeyindeki villus adı verilen emilim yapılarını düzleştirir ve besinlerin yeterince emilememesine yol açar.
Uzun vadede ortaya çıkabilecek durumlar şunlardır:
Vitamin ve mineral eksiklikleri
Kansızlık (demir, B12, folat eksikliği)
Kilo kaybı veya çocuklarda büyüme geriliği
Kemik erimesi (osteoporoz)
Hormonal düzensizlikler
Kronik yorgunluk ve bağışıklık zayıflığı
Bu nedenle çölyak hastalığı yalnızca “karın ağrısı” ya da “ishal” ile sınırlı bir tablo değildir; tüm vücudu etkileyen sistemik bir hastalıktır.
Çölyak hastalığında görülen semptomların büyük bölümü glutensiz diyet ile kontrol altına alınabilir. Glüten tamamen kesildiğinde bağışıklık tepkisi azalır ve ince bağırsak zamanla kendini onarmaya başlar.
Diyetle kontrol altına alınabilen semptomlar şunlardır:
Şişkinlik, gaz ve karın ağrısı
Kronik ishal veya kabızlık
Halsizlik ve konsantrasyon güçlüğü
Cilt döküntüleri
Baş ağrısı ve eklem ağrıları
Ancak burada en kritik nokta, diyetin bilinçli ve eksiksiz uygulanmasıdır. Gizli glüten kaynakları veya çapraz bulaş, semptomların devam etmesine neden olabilir. Bu yüzden diyetisyen eşliğinde kişiye özel bir planlama büyük önem taşır.
Glutensiz diyete uyulmaması, kısa vadede sindirim sorunlarına yol açarken uzun vadede ciddi sağlık riskleri oluşturur. Sürekli glüten maruziyeti, bağırsak hasarının kalıcı hale gelmesine neden olabilir.
Karşılaşılabilecek olası sonuçlar:
Kalıcı besin emilim bozuklukları
Şiddetli vitamin ve mineral eksiklikleri
Kemik erimesi ve kırık riski
Kısırlık ve adet düzensizlikleri
Nörolojik problemler
Bağırsak lenfoması gibi nadir ama ciddi riskler
Bu nedenle çölyak hastalığında “ara sıra kaçamak” kavramı yoktur. Diyet, tedavinin kendisidir.
Glutensiz diyet; buğday, arpa, çavdar ve bunlardan türetilmiş tüm ürünlerin tamamen beslenmeden çıkarılması anlamına gelir. Aynı zamanda bu tahıllarla temas etmiş ürünler de risk taşır.
Glutensiz diyet yalnızca “yasaklar listesi” değildir. Doğru planlandığında son derece dengeli ve besleyici bir beslenme modeli oluşturulabilir. Burada amaç; glütensiz ama lif, protein, vitamin ve mineral açısından yeterli bir beslenme düzeni sağlamaktır.
Ekmek, çölyak hastaları için en zor vazgeçilen besinlerden biridir. Ancak günümüzde güvenle tüketilebilecek birçok glütensiz alternatif bulunmaktadır.
Ekmek yerine tercih edilebilecek seçenekler:
Glutensiz sertifikalı ekmekler
Mısır unu, pirinç unu veya karabuğday unundan yapılan ürünler
Ev yapımı glutensiz ekmekler
Patates, kinoa ve baklagil bazlı ürünler
Paketli ürünlerde mutlaka “glutensiz” ibaresi ve çapraz bulaş uyarıları kontrol edilmelidir.
Yumurta, doğal olarak glüten içermeyen ve çölyak hastaları için son derece değerli bir besindir. Yüksek kaliteli protein, B vitaminleri ve sağlıklı yağlar içerir.
Ancak yumurta tüketiminde dikkat edilmesi gereken nokta, yumurtanın hazır karışımlar veya işlenmiş ürünler içinde sunulup sunulmadığıdır. Evde sade şekilde tüketildiğinde güvenlidir.
Süt ve süt ürünleri glüten içermez. Ancak çölyak hastalarında bağırsak hasarına bağlı olarak laktoz intoleransıgelişebilir. Bu durumda süt ürünleri geçici olarak rahatsızlık yaratabilir.
Tercih edilebilecek alternatifler:
Laktozsuz süt ve yoğurt
Kefir
Sert peynirler (laktoz oranı düşüktür)
Diyetisyen kontrolünde tolerans durumuna göre planlama yapılmalıdır.
Pirinç, çölyak hastaları için güvenli ve temel karbonhidrat kaynaklarından biridir. Beyaz pirinç, esmer pirinç ve pirinç ürünleri doğal olarak glütensizdir.
Ancak hazır pirinç ürünleri, pirinç unlu karışımlar veya paketli gıdalarda çapraz bulaş riski bulunabilir. Bu nedenle ürün etiketleri dikkatle incelenmelidir.
Kırmızı et, tavuk, balık ve hindi gibi doğal et ürünleri glüten içermez ve güvenle tüketilebilir. Protein ihtiyacının karşılanmasında önemli rol oynar.
Dikkat edilmesi gereken nokta, işlenmiş et ürünleridir:
Sosis
Salam
Sucuk
Hazır köfte
Bu ürünler glüten içerebileceği için mutlaka içerik kontrolü yapılmalıdır.
Çölyak hastalarının kesinlikle kaçınması gereken besinler şunlardır:
Buğday, arpa, çavdar
Ekmek, makarna, bulgur
Unlu mamuller
Kek, kurabiye, börek
Hazır çorbalar ve soslar
Bazı ilaç ve takviyeler (yardımcı maddeler nedeniyle)
Glüten yalnızca gıdalarda değil; soslar, baharat karışımları ve hatta kozmetik ürünlerde bile bulunabilir.
Tatlı tüketimi tamamen yasak değildir; doğru alternatifler seçildiğinde güvenle tüketilebilir.
Glutensiz tatlı seçenekleri:
Pirinç unlu tatlılar
Sütlaç
Muhallebi (glutensiz nişasta ile)
Ev yapımı glutensiz kek ve kurabiyeler
Meyve bazlı tatlılar
Paketli tatlılarda mutlaka sertifikalı ürünler tercih edilmelidir.
Ev içi çapraz bulaş, çölyak hastaları için en büyük risklerden biridir.
Dikkat edilmesi gerekenler:
Ayrı kesme tahtası ve bıçak kullanımı
Ortak kızartma yağı kullanılmaması
Ekmek kırıntılarından arındırılmış yüzeyler
Glutensiz ürünlerin ayrı saklanması
Bu önlemler, diyetin etkili olabilmesi için hayati öneme sahiptir.
Glutensiz diyet, çölyak hastaları için zorunlu bir tedavidir. Ancak çölyak hastalığı olmayan bireyler için otomatik olarak “daha sağlıklı” anlamına gelmez.
Bilinçsiz uygulandığında:
Lif eksikliği
Vitamin yetersizlikleri
Dengesiz karbonhidrat alımı
gibi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle glutensiz diyet mutlaka gereklilik ve uzman değerlendirmesi ile uygulanmalıdır.
Çölyak hastalığında beslenme, rastgele yapılabilecek bir süreç değildir. Diyetisyen desteği, hem besin çeşitliliğini korumak hem de eksiklikleri önlemek açısından kritik rol oynar.
Glutensiz yaşamı rastgele değil, bilimsel ve sürdürülebilir bir yaklaşımla yönetmek için diyetisyen desteğini ertelemeyin.
Happ Health üzerinden dilediğiniz yerden online diyetisyen randevusu alarak, çölyakla yaşamınızı daha sağlıklı ve kontrollü hale getirebilirsiniz.
Çölyak, glüten tüketildiğinde bağışıklık sisteminin ince bağırsağa zarar verdiği otoimmün bir hastalıktır. En sık görülen belirtiler; kronik ishal, karın ağrısı, şişkinlik, kilo kaybı, kansızlık, halsizlik ve çocuklarda büyüme geriliğidir.
Çölyak hastalığı; buğday, arpa ve çavdar gibi glüten içeren besinlerin tüketilmesiyle ince bağırsakta kalıcı hasar oluşmasına yol açan, ömür boyu süren bir hastalıktır. Tek tedavisi yaşam boyu glutensiz diyettir.
Çölyak hastaları buğday, arpa, çavdar ve bunlardan yapılan ekmek, makarna, bulgur, unlu mamuller, hazır çorbalar ve bazı sosları tüketemez. Ayrıca çapraz bulaş riski olan ürünlerden de kaçınılmalıdır.
Doğrudan kanama sık görülmez; ancak ince bağırsak hasarına bağlı vitamin K ve demir eksikliği gelişirse, kolay morarma veya gizli kanama görülebilir. Bu durum mutlaka hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Çölyak hastalığı tamamen iyileşmez; ancak glutensiz diyetle hastalık kontrol altına alınır ve kişi sağlıklı bir yaşam sürdürebilir.
15.07.2015 tarihli Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelik kapsamında tarafınıza Şirketimiz ile Şirketimizin ürün ve hizmetlerini tanıtmak veya pazarlamak amacıyla ticari elektronik ileti gönderilmesi için izniniz sorulmaktadır. İletişim izin tercihleriniz doğrultusunda, kimlik ve iletişim bilgileriniz; e-posta, telefon, posta veya SMS yoluyla ürün ve hizmetlerimizle ilgili sizlerle iletişime geçilmesi, reklam, tanıtım, etkinlik ve kampanyalarımız ile fırsatlarımız hakkında tarafınıza bilgi verilmesi, mobil uygulamalar üzerinden anlık olarak bildirim (push bildirim) gönderilmesi amaçlarıyla işlenecek ve bu kapsamda söz konusu ticari elektronik ileti gönderimlerinin yapılabilmesi için hizmet aldığımız üçüncü taraflarla paylaşılacaktır. Kimlik ve iletişim bilgilerinizin yukarıdaki amaçlarla işlenmesine onay vermek için ilgili kutucuğu işaretleyebilirsiniz. Dilediğiniz zaman ticari ileti gönderimini reddetme ve vermiş olduğunuz izni geri alma hakkına sahipsiniz.