Regl dönemi, kadınların hayatında doğal fakat kimi zaman zorlu geçen bir süreçtir. Peki, çalışan kadınlar için bu dönemde yasal izin hakkı tanınmalı mı? Happ Health Dijital Sağlık Platformu olarak bu önemli soruyu sizlere soruyoruz: Regl döneminde çalışan kadınlara yasal izin verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Adet dönemi denildiğinde çoğu kişi sadece kasık ağrılarını düşünür. Ancak regl dönemi, kadınların bedensel ve ruhsal olarak pek çok farklı zorluk yaşadığı bir süreçtir. Sadece ağrılar değil, uykusuzluk, konsantrasyon güçlüğü ve duygusal dalgalanmalar da bu dönemin önemli parçalarıdır. Kadınlar bu dönemde odaklanmakta zorlanabilir, iş yerindeki karar verme mekanizmalarında duygusal etkilerden arınamayabilir. Hatta bazen bu duygusal durum bozukluğu yanlış kararlar alınmasına dahi sebep olabilir. Elbette, bu durum kadınların suçu değildir; biyolojik bir süreç olan adet döneminin getirdiği doğal bir etkidir. Kadınlar, bu süreçte duygularıyla birlikte olmayı ve bedenlerinin ihtiyaçlarına saygı göstermeyi hak eder.
Kadınların regl döneminde yaşadığı bu zorlukları dikkate alan İsviçre, çalışan kadınlara ayda üç güne kadar regl izni hakkı tanıyan bir uygulamayı hayata geçirdi. Bu sistemle kadınlar, regl döneminde kendilerini kötü hissettikleri günlerde evde dinlenme, tedavi olma ve iyileşme imkânı buluyor.
İsviçre’nin bu kararı, kadın sağlığını koruma ve iş hayatında kadınların haklarını güçlendirme açısından önemli bir adım olarak görülüyor. Kadınlar bu uygulamadan memnun görünüyor; çünkü bu hak sayesinde çalışma verimlilikleri düşmeden, kendilerine daha iyi bakabiliyorlar. Ayrıca işverenler de kadınların ihtiyaçlarına duyarlı davranarak daha pozitif bir çalışma ortamı sağlıyor.
Peki, Türkiye’de durum ne? Henüz Türkiye’de regl dönemine özel yasal bir izin uygulaması bulunmuyor. Çalışan kadınlar çoğu zaman bu dönemde yaşadıkları fiziksel ve duygusal zorlukları sessizce göğüslemek zorunda kalıyor. Daha da ötesi, Türkiye’de kadınlar hâlâ “regl oldum” demeye çekinirken, hijyenik pedlerini avuçlarında ya da montlarının içine gizleyerek tuvalete gitmek zorunda kalıyor. Bu kadar mahremiyetin içinde regl iznini açıkça konuşmak, elbette cesaret istiyor. Ama konuşulmalı. Çünkü bu, kadın bedeninin en doğal döngüsü. Ve bu döngünün iş hayatında göz ardı edilmesi, artık kabul edilemez.
Türkiye’de kadınların regl dönemi nedeniyle izin kullanabilmesi için yasal düzenlemelerin yapılması zorunludur. İsviçre örneğinde olduğu gibi kadın sağlığını merkeze alan bu tür haklar, kadınların iş hayatındaki konforunu artıracak, uzun vadede hem işveren hem çalışan için kazanım yaratacaktır.
Kadınların adet döneminde yaşadığı bedensel ve ruhsal zorluklar, yalnızca kişisel bir mesele değil, aynı zamanda bir çalışma hakkı konusudur. Bu döneme saygı gösterilmesi, kadın sağlığının kamusal alanda tanınması anlamına gelir. Regl izni, kadınların iş hayatında eşit koşullarda var olabilmesi için önemli bir adımdır. Bireysel ihtiyaçların göz ardı edilmediği bir sistem, hem çalışan memnuniyetini artırır hem de toplumsal cinsiyet eşitliği açısından güçlü bir mesaj taşır.
Adet döneminde vücutta hormonel ve fiziksel değişimler yaşanır. Bu süreç bazı kadınlar için oldukça hafif geçerken, bazıları için günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyebilir.
Ağrı ve Kramp: Kasık, bel ve bacak bölgesinde yoğun ağrılar günlük hareketliliği kısıtlayabilir.
Yorgunluk ve Halsizlik: Enerji düşüklüğü, iş verimliliğini azaltır.
Ruhsal Dengesizlik: Hormonlardaki dalgalanmalar depresif ruh haline veya anksiyeteye yol açabilir.
Uykusuzluk ve Konsantrasyon Eksikliği: Odaklanma güçlüğü, özellikle zihinsel performans gerektiren işlerde sorun yaratabilir.
Kadınların biyolojik döngülerine uygun bir izin politikası, yalnızca fizyolojik destek sunmaz; aynı zamanda iş yerinde eşitlikçi bir yaklaşımı güçlendirir.
Cinsiyet Eşitliği: Kadınların ihtiyaçlarına özel düzenlemeler, toplumsal cinsiyet eşitliğini destekler.
İşyeri Verimliliği: Kadınlar bu süreçte dinlenme imkânı bulduklarında, sonraki günlerde iş performansları artar.
Stigma ile Mücadele: Reglin tabu olmaktan çıkarılması, kadınların duygusal sağlığı açısından da önemlidir.
İş Güvenliği ve Sadakati: Duyarlı işveren politikaları, çalışan bağlılığını ve güvenini artırır.
Regl izni, yalnızca çalışanı değil, işveren açısından da uzun vadeli faydalar sağlayan bir uygulamadır.
Daha Pozitif Kurumsal İmaj: Kadın haklarını gözeten şirketler, toplumda daha saygın bir yer edinir.
Çalışan Dolaşımının Azalması: Kadın çalışanlar kendilerini değerli hissettiklerinde, iş değiştirme eğilimleri azalır.
Stres Kaynaklarının Azalması: Kadınların regl dönemindeki huzursuzlukları azaldıkça, iş ortamındaki genel stres de düşer.
Kadınların Liderlik Potansiyeli: Sağlıklı iş ortamları kadınların kariyer yolculuğunu güçlendirir.
Regl izni etrafındaki tartışmalar, yalnızca çalışma hayatına dair teknik bir konu değil; kadınların kendi bedenleriyle kurdukları ilişkiyi doğrudan etkileyen kültürel bir mesele haline geliyor. Kadınların regl dönemlerinde yaşadıkları zorlukları açıkça dile getirememesi, bu biyolojik sürecin utanılması gereken, gizlenmesi gereken bir durum olduğu yönünde içselleştirilmiş bir algı yaratıyor.
Kadın bedeni, yüzyıllar boyunca hem kutsanmış hem de denetlenmiş bir alan oldu. Regl gibi doğal bir döngünün bile toplumsal tabu haline getirilmesi, kadınların bedenlerini doğal haliyle kabul etmelerini ve ifade etmelerini zorlaştırıyor. Oysa regl izni hakkı, kadın bedeninin doğallığını tanımak ve bunu iş yaşamında da görünür kılmak anlamına gelir.
Kadınlar, regl döneminde üretkenliklerinin azalmasından değil, bu durumu söylemek zorunda kalmaktan utanıyor. Bu da hem beden algısını hem özgüveni etkileyen derin bir çelişki yaratıyor. Regl izninin toplumsal kabulü, kadınların kendi bedenleriyle daha şefkatli, daha gerçekçi ve daha özgür bir ilişki kurmalarına da katkı sağlar.
Bu nedenle regl izni sadece bir izin hakkı değil; kadın bedeni üzerindeki kontrolün yeniden tanımlandığı, mahremiyetin baskılanmadığı, sağlıklı bir toplumsal dönüşümün kapısını aralayan bir eşiktir.
Biyolojik döngülerimiz nedeniyle yaşadığımız zorlukların iş hayatında dikkate alınması için biz kadınlara önemli adımlar düşüyor. Yaşadığımız sıkıntıları daha yüksek sesle dile getirerek ve her zaman mükemmel olma en iyisini yapma çabamızdan biraz vazgeçerek durmak değil ama o günlerde yavaşlamayı kendimize hak görerek bu bilinci yükselteceğiz. Happ Health Dijital Sağlık Platformu olarak kadınların bu dönemlerde yalnız olmadığını bilmelerini istiyoruz. Regl döneminde psikolojik zorluklar yaşayan, duygu durum dalgalanmalarıyla baş etmeye çalışan kadınlar için tek bir tuşla ulaşabilecekleri online psikolog desteği sunduğumuzu hatırlatmak isterim.
İster ofiste olun ister evde; ihtiyaç duyduğunuz anda hızlıca randevu alabilir, profesyonel destek alabilirsiniz. Çünkü biz biliyoruz: Kadınlar desteklendikçe güçlenir.
Regl izni, kadınların biyolojik gerçeklerini görmezden gelmeyen, onları koruyan ve güçlendiren bir haktır. İsviçre’nin öncülüğünü yaptığı bu uygulamanın Türkiye’de de hayata geçmesini umut ediyoruz.
Türkiye’de şu an regl dönemine özel bir yasal izin hakkı bulunmamaktadır. Ancak bazı ülkelerde örnek uygulamalar mevcuttur. İsviçre gibi ülkelerde kadınlara ayda birkaç gün regl izni verilmektedir.
Evet. Regl döneminde dinlenme ve rahatlama imkânı bulan kadınların sonraki günlerde iş verimliliği artmaktadır. Aynı zamanda odaklanma ve stres yönetimi açısından da fayda sağlar.
Toplumsal normlar nedeniyle regl konusu hâlâ mahrem bir alan olarak görülüyor. Bu durum, kadınların yaşadığı zorlukları dile getirmesini ve destek talep etmesini zorlaştırıyor.
Regl izni yasal bir zorunluluk olmasa da işverenler esnek çalışma saatleri, anlayışlı yöneticilik ve kadın dostu politikalarla destek sunabilir. Bu yaklaşım kurum kültürünü olumlu etkiler.
Evet. Regl izni uygulamaları, kadınların bedenlerini utanç ya da zayıflıkla değil; doğal ve saygı duyulması gereken bir gerçeklikle görmesini sağlar. Bu da özgüveni destekler.
15.07.2015 tarihli Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelik kapsamında tarafınıza Şirketimiz ile Şirketimizin ürün ve hizmetlerini tanıtmak veya pazarlamak amacıyla ticari elektronik ileti gönderilmesi için izniniz sorulmaktadır. İletişim izin tercihleriniz doğrultusunda, kimlik ve iletişim bilgileriniz; e-posta, telefon, posta veya SMS yoluyla ürün ve hizmetlerimizle ilgili sizlerle iletişime geçilmesi, reklam, tanıtım, etkinlik ve kampanyalarımız ile fırsatlarımız hakkında tarafınıza bilgi verilmesi, mobil uygulamalar üzerinden anlık olarak bildirim (push bildirim) gönderilmesi amaçlarıyla işlenecek ve bu kapsamda söz konusu ticari elektronik ileti gönderimlerinin yapılabilmesi için hizmet aldığımız üçüncü taraflarla paylaşılacaktır. Kimlik ve iletişim bilgilerinizin yukarıdaki amaçlarla işlenmesine onay vermek için ilgili kutucuğu işaretleyebilirsiniz. Dilediğiniz zaman ticari ileti gönderimini reddetme ve vermiş olduğunuz izni geri alma hakkına sahipsiniz.