Epilepsi, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ancak hâlâ yanlış bilgilerle çevrili olan nörolojik bir hastalıktır. 10 Şubat Uluslararası Epilepsi Günü, epilepsi hakkında toplumsal farkındalığı artırmak, doğru bilgiyi yaymak ve damgalanmayı azaltmak amacıyla her yıl küresel ölçekte anılmaktadır.
Bu özel gün, epilepsinin yalnızca nöbetlerden ibaret olmadığını; erken tanı, doğru yaklaşım ve bilinçli müdahale ile bireylerin yaşam kalitesinin korunabileceğini hatırlatır. Toplumda yaygın olan yanlış inanışlar ise hem hastaları hem de yakın çevresini olumsuz etkileyebilmektedir.
Bu yazıda; epilepsi nedir, epilepsi belirtileri nelerdir, doğru bilinen yanlışlar ve en önemlisi epilepsi nöbeti geçiren birine nasıl yardımcı olunacağı bilimsel ve pratik bir çerçevede ele alınmaktadır.
Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin normal dışı ve aşırı elektriksel aktiviteleri sonucu ortaya çıkan, tekrarlayıcı nöbetlerle seyreden kronik bir nörolojik hastalıktır. Tek bir nöbet geçirmek epilepsi tanısı için yeterli değildir; tanı, genellikle tekrarlayan ve açıklanamayan nöbetlerin varlığıyla konur.
Epilepsi her yaşta görülebilir. Ancak çocukluk, ergenlik ve ileri yaş dönemlerinde daha sık ortaya çıktığı bilinmektedir. Hastalığın şiddeti, nöbet türü ve sıklığı kişiden kişiye değişiklik gösterir. Bazı bireylerde nöbetler seyrek görülürken, bazılarında günlük yaşamı etkileyecek düzeyde olabilir.
Epilepsinin nedeni her zaman net olarak belirlenemeyebilir. Ancak birçok vakada altta yatan bazı risk faktörleri bulunmaktadır.
Epilepsiye yol açabilen nedenler şunlardır:
Doğum travmaları ve oksijensiz kalma: Doğum sırasında beyin hasarı oluşması
Kafa travmaları: Trafik kazaları, düşmeler veya darbelere bağlı beyin hasarı
Beyin tümörleri veya damar hastalıkları: İnme, beyin kanaması gibi durumlar
Genetik yatkınlık: Ailede epilepsi öyküsünün bulunması
Enfeksiyonlar: Menenjit, ensefalit gibi beyin enfeksiyonları
Bazı hastalarda ise tüm tetkiklere rağmen kesin bir neden saptanamaz. Bu durum “nedeni bilinmeyen epilepsi” olarak tanımlanır.
Epilepsi belirtileri yalnızca şiddetli kasılmalarla sınırlı değildir. Nöbetlerin türüne göre belirtiler oldukça farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Bu nedenle epilepsi, zaman zaman fark edilmeden ilerleyebilir.
En sık görülen epilepsi belirtileri şunlardır:
Ani bilinç kaybı
Vücudun bir bölümünde ya da tamamında kasılmalar
Boş bakma, dalıp gitme
Kontrolsüz kol veya bacak hareketleri
Ani düşmeler
İstem dışı çığlık atma
Dil ısırma veya ağızdan köpük gelmesi
Nöbet sonrası sersemlik, yorgunluk ve baş ağrısı
Bazı nöbetler saniyeler sürerken, bazıları birkaç dakika devam edebilir. Nöbet sonrası yaşanan kafa karışıklığı, epilepsinin ayırt edici özelliklerinden biridir.
Epilepsi, beynin hangi bölgesinin etkilendiğine göre farklı türlerde sınıflandırılır. Bu sınıflama, doğru tedavi ve takip açısından büyük önem taşır.
Fokal nöbetler, beynin belirli bir bölgesinde başlar. Kişi bilinç kaybı yaşayabilir veya yaşamayabilir.
Bu nöbetlerde görülebilen durumlar:
Tek taraflı kasılmalar
Garip kokular veya tatlar hissetme
Duygusal değişiklikler
Otomatik hareketler (el ovuşturma, dudak şapırdatma gibi)
Jeneralize nöbetler, beynin her iki yarısını birden etkiler ve genellikle bilinç kaybı ile seyreder.
En bilinen jeneralize nöbet türleri:
Tonik-klonik (sara nöbeti olarak bilinir)
Absans (kısa süreli dalma nöbetleri)
Miyoklonik nöbetler
Bu nöbet türleri toplumda epilepsiyle en sık özdeşleştirilen tablolardır.
Epilepsiyle ilgili yanlış bilgiler, hastaların sosyal yaşamda dışlanmasına ve yanlış müdahalelere neden olabilmektedir.
Epilepsi bulaşıcı değildir. Kişiden kişiye temasla veya aynı ortamda bulunmakla geçmez.
Her epilepsi nöbeti bilinç kaybı ile seyretmez. Bazı nöbetlerde kişi çevresinin farkındadır.
Epilepsi, doğrudan zeka geriliğine neden olmaz. Epilepsisi olan bireyler eğitim, iş ve sosyal yaşamda aktif olabilir.
Bu son derece tehlikeli ve yanlış bir uygulamadır. Nöbet sırasında ağıza yabancı cisim sokmak ciddi yaralanmalara yol açabilir.
Epilepsi nöbeti geçiren birine doğru şekilde yardımcı olmak, hem kişinin güvenliği hem de nöbetin komplikasyonsuz atlatılması açısından kritik öneme sahiptir. Toplumda iyi niyetle yapılan birçok müdahale, aslında ciddi sağlık riskleri oluşturabilmektedir. 10 Şubat Uluslararası Epilepsi Günü, bu konuda doğru bilginin yayılması için önemli bir farkındalık fırsatıdır.
Epilepsi nöbetleri çoğu zaman kısa sürelidir ve kendiliğinden sonlanır. Bu süreçte asıl amaç, kişinin zarar görmesini engellemek ve tıbbi gereklilik oluşmadıkça paniğe kapılmamaktır.
Bir epilepsi nöbetiyle karşılaşıldığında sakin kalmak ve doğru adımları izlemek hayati önem taşır.
Nöbet sırasında yapılması gerekenler şunlardır:
Kişiyi güvenli bir alana alın, çevresindeki sert ve keskin nesneleri uzaklaştırın
Başını yan tarafa çevirerek hava yolunun açık kalmasını sağlayın
Mümkünse başının altına yumuşak bir destek koyun
Sıkı giysileri gevşetin, özellikle boyun ve göğüs bölgesini rahatlatın
Nöbetin süresini takip edin
Nöbet genellikle 1–3 dakika içinde sona erer. Bu süreçte kişinin yanında kalmak ve gözlemlemek yeterlidir.
Yanlış müdahaleler, nöbet geçiren kişiye ciddi zararlar verebilir. Bu nedenle bazı davranışlardan özellikle kaçınılmalıdır.
Epilepsi nöbeti sırasında yapılmaması gerekenler:
Ağıza kaşık, bez, parmak veya herhangi bir cisim sokmak
Kişiyi zorla tutmaya veya kasılmaları durdurmaya çalışmak
Su, ilaç veya yiyecek vermek
Panikleyerek kişiyi sarsmak
Kalabalık oluşturmak
Bu tür müdahaleler diş kırıklarına, çene çıkıklarına, solunum yollarının tıkanmasına ve boğulmaya yol açabilir.
Nöbet sona erdikten sonra kişi genellikle sersemlik, yorgunluk ve kafa karışıklığı yaşayabilir. Bu dönem “postiktal dönem” olarak adlandırılır.
Nöbet sonrasında yapılması gerekenler şunlardır:
Kişinin dinlenmesine izin verin
Bilinci tam açılana kadar yanında kalın
Yavaş ve sakin bir ses tonuyla konuşun
Utanç veya panik hissini azaltacak şekilde ortamı sakinleştirin
Nöbet sonrası kişiyi hemen ayağa kaldırmak veya zorla konuşturmak doğru değildir.
Her epilepsi nöbeti acil müdahale gerektirmez. Ancak bazı durumlar hayati risk oluşturabilir.
Aşağıdaki durumlarda acil sağlık hizmetleri çağrılmalıdır:
Nöbet 5 dakikadan uzun sürüyorsa
Nöbetler arka arkaya geliyorsa
Kişi ilk kez nöbet geçiriyorsa
Nöbet sonrası bilinç geri gelmiyorsa
Nöbet sırasında ciddi bir yaralanma oluştuysa
Hamilelik, diyabet veya kalp hastalığı varsa
Bu durumlar, daha ciddi bir tabloya işaret edebilir ve profesyonel değerlendirme gerektirir.
Epilepsi tanısı, bireyin yaşamdan kopması anlamına gelmez. Doğru tedavi ve yaşam düzenlemeleriyle epilepsisi olan bireyler aktif, üretken ve sosyal bir hayat sürdürebilir.
Epilepsi, uygun takip ve düzenli hekim kontrolüyle büyük ölçüde kontrol altına alınabilen bir hastalıktır.
Epilepsisi olan bireyler:
Eğitim hayatına devam edebilir
Çalışabilir ve kariyer planı yapabilir
Spor yapabilir (hekim önerisiyle)
Sosyal hayata aktif şekilde katılabilir
Burada önemli olan, nöbetleri tetikleyebilecek faktörlerin bilinmesi ve bunlardan kaçınılmasıdır.
Her birey için tetikleyici faktörler farklı olabilir. Ancak bazı yaygın tetikleyiciler bulunmaktadır.
Epilepsi nöbetlerini tetikleyebilen durumlar:
Uykusuzluk
Yoğun stres ve duygusal yük
Alkol kullanımı
Düzenli ilaç kullanımının aksatılması
Uzun süre aç kalma
Yanıp sönen ışıklar (fotosensitif epilepsi)
Bu faktörlerin farkında olmak, nöbet kontrolünü önemli ölçüde kolaylaştırır.
Epilepsi tanısı, yalnızca tek bir belirtiye bakılarak konulmaz. Detaylı bir nörolojik değerlendirme gereklidir.
Tanı sürecinde kullanılan yöntemler şunlardır:
Ayrıntılı hasta öyküsü
EEG (Elektroensefalografi)
Beyin MR veya BT görüntüleme
Kan testleri ve metabolik değerlendirmeler
Tanı ve tedavi süreci mutlaka nöroloji uzmanı tarafından planlanmalıdır.
Epilepsi tedavisi, hastalığın türüne, nöbet sıklığına ve altta yatan nedenlere göre kişiye özel olarak planlanır. Amaç; nöbetleri tamamen ortadan kaldırmak ya da sıklığını ve şiddetini belirgin şekilde azaltmaktır. Günümüzde epilepsi tedavisinde oldukça etkili ve güvenli yöntemler bulunmaktadır.
Epilepsinin tedavisi uzun soluklu bir süreçtir ve düzenli takip gerektirir. Tedaviye uyum, hastalığın kontrol altına alınmasında en belirleyici faktörlerden biridir.
Epilepsi tedavisinin temelini antiepileptik ilaçlar oluşturur. Hastaların büyük bir kısmında düzenli ilaç kullanımı ile nöbetler kontrol altına alınabilmektedir.
İlaç tedavisinde dikkat edilmesi gerekenler:
İlaçlar her gün aynı saatte kullanılmalıdır
Doz değişikliği mutlaka hekim kontrolünde yapılmalıdır
İlaçlar aniden kesilmemelidir
Yan etkiler düzenli olarak izlenmelidir
Doğru ilaç ve doğru doz belirlendiğinde, birçok hasta uzun süre nöbetsiz bir yaşam sürebilir.
Bazı hastalarda ilaç tedavisine rağmen nöbetler kontrol altına alınamayabilir. Bu durumda ileri tedavi seçenekleri gündeme gelebilir.
İleri tedavi seçenekleri:
Epilepsi cerrahisi
Vagus sinir stimülasyonu
Ketojenik diyet (özellikle çocuklarda)
Bu yöntemler her hasta için uygun değildir ve detaylı değerlendirme gerektirir.
Çocukluk çağında epilepsi, erişkinlere kıyasla farklı özellikler gösterebilir. Bazı epilepsi türleri çocukluk dönemine özgüdür ve zamanla tamamen ortadan kalkabilir.
Çocuklarda epilepsi yönetiminde öne çıkan noktalar:
Erken tanı ve düzenli takip
Okul ve öğretmen bilgilendirmesi
Aile eğitimi ve psikososyal destek
İlaca uyumun yakından izlenmesi
Çocuğun yalnızca tıbbi değil, duygusal ve sosyal gelişimi de mutlaka dikkate alınmalıdır.
Epilepsi, tıbbi bir hastalık olmasına rağmen toplumda hâlâ yanlış algılarla karşılanabilmektedir. Bu durum, epilepsisi olan bireylerin sosyal hayatta dışlanmasına ve psikolojik yük yaşamasına neden olabilir.
10 Şubat Uluslararası Epilepsi Günü, bu damgalamayı azaltmak ve doğru bilgiyi yaymak için önemli bir farkındalık günüdür. Epilepsi hakkında doğru bilgiye sahip olmak, yalnızca hastalara değil, tüm topluma fayda sağlar.
Epilepsi tanısı, bireyin yaşamdan geri kalması anlamına gelmez. Doğru destekle yaşam kalitesi büyük ölçüde korunabilir.
Yaşam kalitesini artıran unsurlar:
Düzenli hekim kontrolü
Sağlıklı uyku düzeni
Stres yönetimi
Sosyal destek
Bilinçli çevre ve doğru ilk yardım bilgisi
Epilepsiyle yaşayan bireylerin en büyük ihtiyacı, anlaşılmak ve doğru şekilde desteklenmektir.
Epilepsi gibi kronik hastalıklarda düzenli takip, doğru bilgilendirme ve uzman desteği büyük önem taşır. Happ Health, dijital sağlık platformu olarak bireylerin online doktor, online sağlık danışmanlığı ve uzaktan uzman görüşü hizmetlerine kolayca erişmesini sağlar.
Epilepsiyle ilgili sorularınızda, nöroloji uzmanlarına online doktor görüşmesiyle ulaşabilir; kontrol ve yönlendirmeleri güvenli şekilde alabilirsiniz. Sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştıran dijital çözümler, epilepsiyle yaşamı daha yönetilebilir hale getirir.
Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin anormal elektriksel aktiviteleri sonucu ortaya çıkan, tekrarlayıcı nöbetlerle seyreden kronik bir nörolojik hastalıktır. Doğum travmaları, kafa darbeleri, beyin enfeksiyonları, damar hastalıkları ve genetik yatkınlık epilepsiye neden olabilir. Bazı vakalarda ise kesin bir neden saptanamayabilir.
Epilepsi, uygun tedavi ve düzenli takip ile çoğu hastada kontrol altına alınabilir. Ancak tedavi edilmediğinde veya nöbetler kontrolsüz olduğunda düşme, yaralanma ve nadiren hayati risk oluşturabilecek durumlar gelişebilir. Bu nedenle epilepsi mutlaka uzman hekim tarafından takip edilmelidir.
Epilepsi krizi; ani bilinç kaybı, kasılmalar, boş bakma, istemsiz hareketler, düşme, dalma nöbetleri veya nöbet sonrası sersemlik gibi belirtilerle anlaşılabilir. Krizlerin süresi ve şekli kişiye göre değişebilir. Her nöbet şiddetli kasılmalarla seyretmeyebilir.
Nöbet sırasında kişi güvenli bir alana alınmalı, başı yan çevrilmeli ve çevredeki sert nesneler uzaklaştırılmalıdır. Ağıza herhangi bir cisim sokulmamalı, kişi zorla tutulmamalıdır. Nöbet genellikle kendiliğinden sona erer; 5 dakikadan uzun sürerse acil yardım çağrılmalıdır.
Evet. Epilepsisi olan bireyler doğru tedavi, düzenli ilaç kullanımı ve yaşam düzenlemeleriyle eğitim hayatına devam edebilir, çalışabilir ve sosyal yaşamda aktif olabilir. Toplumsal farkındalık ve doğru bilgi, epilepsiyle yaşam kalitesini artıran en önemli unsurlardandır.
15.07.2015 tarihli Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelik kapsamında tarafınıza Şirketimiz ile Şirketimizin ürün ve hizmetlerini tanıtmak veya pazarlamak amacıyla ticari elektronik ileti gönderilmesi için izniniz sorulmaktadır. İletişim izin tercihleriniz doğrultusunda, kimlik ve iletişim bilgileriniz; e-posta, telefon, posta veya SMS yoluyla ürün ve hizmetlerimizle ilgili sizlerle iletişime geçilmesi, reklam, tanıtım, etkinlik ve kampanyalarımız ile fırsatlarımız hakkında tarafınıza bilgi verilmesi, mobil uygulamalar üzerinden anlık olarak bildirim (push bildirim) gönderilmesi amaçlarıyla işlenecek ve bu kapsamda söz konusu ticari elektronik ileti gönderimlerinin yapılabilmesi için hizmet aldığımız üçüncü taraflarla paylaşılacaktır. Kimlik ve iletişim bilgilerinizin yukarıdaki amaçlarla işlenmesine onay vermek için ilgili kutucuğu işaretleyebilirsiniz. Dilediğiniz zaman ticari ileti gönderimini reddetme ve vermiş olduğunuz izni geri alma hakkına sahipsiniz.